Yan Etkiler Nelerdir?
Kemoterapi büyüyen ve bölünen hücreleri öldürdüğünden bu tür özellikleri olan normal hücrelere de zarar verebilir. Bu tür hücreler kemik iliği, sindirim ve üreme sisteminde ve saç foliküllerinde bulunduğu için yan etkiler daha çok bu bölgelerde görülür. Kemoterapinin yan etkileriyle savaşabilecek birçok olanaklarımız olduğundan gerekli önlemler alındığı takdirde bu yan etkilerden korunabiliriz.
Bu kitapçıkta sıralanan yan etkiler bütün hastalarda görülmeyeceğinden yan etki listesinin uzun olmasından ötürü endişeye kapılmanıza gerek yoktur. Yan etkiler kullandığınız ilacın türüne, dozuna, hastalığınızın türüne ve yapınıza göre değişiklikler gösterir. En sık görülen yan etkiler bulantı kusma, saç dökülmesi ve yorgunluktur. Yan etkilerin çoğu kemoterapi aldığınız sürece oluşur ve tedaviniz tamamlandığında kaybolur. Doktorunuzla sizde görülebilecek yan etkiler ve önlemleriniz hakkında tedavinize başlamadan önce mutlaka konuşunuz. Yan etkilerin bazıları sizin doğrudan hissedeceğiniz türdendir. Bazıları ise ancak birtakım kan tetkikleri ile anlaşılabilir.
Yan Etkiler Ne Kadar Sürer?
Yan etkiler erken ve geç olmak üzere ikiye ayrılır. Erken yan etkilerin çoğu kemoterapi aldığınız sürece oluşur ve tedavi tamamlandıktan sonra tamamen kaybolur. Bazılarının düzelmesi ise daha uzun zaman alabilir. Normale dönme süresi yine kullanılan ilaç türüne, miktarına ve hastanın durumuna göre değişiklik gösterir. Sizi kemoterapi alımı süresince rahatsız eden yan etkilerin hemen hemen tamamı erken yan etkilerdir. Tedavi bitiminde kaybolacağından, bu yan etkiler nedeniyle tedavinizi aksatmamanızı ve yan etkileri en aza indirebilmek için doktorunuzla işbirliği yapmanızı öneririz. Geç yan etkiler hastayı kemoterapi alırken rahatsız etmeyen, daha uzun sürede ortaya çıkan yan etkilerdir. Gerekli önlemler alındığı takdirde bunların oluşması genellikle önlenebilir. Yan etkilerden en az düzeyde etkilenmenizi sağlamak için bu kitapçıkta yazılan önlemleri uygulamanız büyük önem taşımaktadır.
Saç Dökülmesi
Her zaman olmayan, fakat sık görülen bir yan etkidir.
Doktorunuz kullanacağınız ilaçların saç döküp dökmeyeceği konusunda bilgi verecektir. Saçlarla birlikte vücudunuzun diğer tüylü bölgelerinde de dökülme olacaktır. Tüylerdeki dökülme sizi ruhsal açıdan rahatsız edebilir; bu duygularınızı paylaşmaktan kaçınmayınız.
Öncelikle bu yan etkinin tamamen geçici bir süre için sizi etkileyeceğini düşünmelisiniz. Tedaviniz tamamlandığında dökülen saçlar ve tüyler yeniden oluşacaktır ve daha da gür olması mümkündür. Daha önce bu deneyimi yaşamış kişilerle konuşmak sizi rahatlatacaktır. Bazı merkezlerde saç dökülmemesi için uygulanan kafatasına soğuk ve baskı uygulama teknikleri merkezimizde bazı yan etkilerinden dolayı uygulanmamaktadır.
Sizin alabileceğiniz önlemler:
- Kemoterapi başlamadan önce saçlarınızı kısa kestiriniz.
- Saçınız uygunsa kendi saçınızdan peruk yaptırabilirsiniz. Güneşten korunma dışında bu önlemi almanız tamamen kendi isteğinize bağlıdır.
- Saç dökülmesini azaltmak için neler yapabilirim?
- Besleyici şampuanlarla yıkayın, iyice durulayınız ve nazikçe kurulayınız.
- Saçı aşırı taramak ve fırçalamaktan kaçının. Geniş dişli tarakları ve yumuşak fırçaları tercih ediniz.
- Saç boyaları, sprey, jöle, bigudiler, sıkı tokalar kullanmayınız.
- Elektrikli saç kurutma makinalarını mümkünse kullanmayınız. Eğer gerekiyorsa sıcaklık düzeyi düşük olarak kullanınız.
Yutma Güçlüğü
Ağız içi ve yemek borusu bölgelerdeki hücrelerin yenilenememesi, vücudun mikroplara karşı daha duyarlı olması, yetersiz sıvı alımı, ağız bakımının iyi olmaması gibi nedenlerden ötürü kemoterapi alırken ağız içinde, boğazda, yemek borusunda kuruma, kızarma ve yaralar oluşabilir. Bu durum hem beslenmenizi engelleyeceğinden hem de mikrop kapmanız için elverişli ortam yaratacağından, oluşmasını engellemek için gerekli önlemleri almak gerekir. Ağız bakımı için gerekli önlemler:
Kemoterapiye başlamadan önce dişlerinizde olabilecek muhtemel çürük ve iltihaplar için mümkünse diş doktoruna görününüz. Kemoterapi başladıktan sonra kanama ve enfeksiyon sorunları olabileceğinden diş bakımını yaptırmanız güç olabilir. Kemoterapi sırasında diş probleminiz oluşursa doktorunuzdan ne zaman tedavi olabileceğiniz konusunda bilgi isteyiniz.
- Dişlerinizi her yemekten sonra ve yatmadan önce yumuşak naylon kıllı (bebek fırçası) diş fırçası ve çocuk diş macunu ile fırçalayınız. Her fırçalamadan önce fırçanızı sıcak suyla yıkayınız.
- Trombosit sayınız yeterli ise yatmadan önce diş aralarınızı diş ipliği ile tahriş etmeden temizleyiniz.
- Yemeklerden sonra ve yatmadan önce bir bardak suya 1 çay kaşığı karbonat koyarak hazırladığınız suyla ağzınızı bolca çalkalayınız. Bu ağızdaki asidi azaltır, kuruluğu ve yaraları engellemeye yardımcı olur. Alkol ve gliserinli ticari gargaraları kullanmayınız.
- Dudaklarınızı vazelin veya kremle nemli tutarak kuruma ve çatlamaları engelleyiniz.
- Sigara, alkol, çok sıcak, çok soğuk, baharatlı, acı, sert yiyeceklerden kaçınınız.
- Protez kullanıyorsanız, ağzınıza iyi uymasına dikkat edin. Her yemekten sonra protezinizi çıkararak ağzınızı çalkalayınız.
- Protezlerinizi geceleri her gün suyunu değiştirdiğiniz ağzı kapalı bir kapta saklayınız.
- Bol sıvı alınız.
- Tüm bu önlemlere rağmen yutkunma güçlüğü, ağız yaraları, ağızda pamukçuk oluşursa doktorunuzun önerisine göre ilaç ve ek tedbirler almanız gerekecektir.
- Bunların bazıları:
- Ağrı varsa doktorunuzun önerisine göre ağrınızı azaltacak solüsyonlar kullanınız. Ağızdan hiç sıvı alamıyorsanız doktorunuz cilde yapıştırılan bant şeklindeki ağrı kesici ilaçları reçete edebilir.
- Sütlaç, evde yapılmış dondurma, muz, bebek mamaları, yumuşak kıvamda yumurta, yumuşak peynir, pudingler, püre, makarna, haşlanmış patates gibi yumuşak yiyecekler yiyiniz.
- Ağzınız çok kuruyorsa, suni tükürük solüsyonları kullanınız.
- Bol miktarda sıvı gıda alınız. Domates suyu, portakal, limon, greyfurt gibi ekşi meyve suları, çiğ sebzeler, tost, kraker gibi kuru, sert gıdalar ve acılı, baharatlı, tuzlu yiyeceklerden kaçınınız.
- Kuru yiyecekleri su ve yağla yumuşatabilirsiniz.
- Tam sıvı gıdaları yutmak güç oluyorsa, daha yoğun; örneğin blenderden geçirilmiş gıdalar alınız.
- Eğer doktorunuzca sakıncası yoksa almanız gereken tablet ve kapsülleri kırarak, yiyeceklere katarak yutunuz.
- Yerken ve içerken oturur vaziyette olunuz.
- Yutamayacağınız şeyleri yemek için kendinizi zorlamayınız.
- Şikâyetleriniz hafifse ağız bakımınıza yukarıda belirtilen aralıklarla devam edin.
- Şikâyetleriniz fazla, beslenemeyecek durumda iseniz ve ateşiniz yüksekse; ağzınızı karbonatla saatte bir çalkalayınız, ağız bakımı için doktorunuzun önereceği solüsyonları kullanınız.
- Diş fırçası kullanmayınız, steril gazlı bezi parmaklarınıza dolayarak macunla dişlerinizi hırpalamadan ovunuz.
Protez kullanıyorsanız iyileşinceye kadar kullanmayınız.
İshal
Kemoterapi alırken dışkılama düzeninizde değişiklik olabilir. Bu durum bazı sınırlar içinde önemsizdir. Eğer günde 3 kezden fazla sulu dışkılama varsa bu duruma ishal denir ve önlem almanız gerekir.
İshal olduğunuz zaman neler yapacaksınız?
- 24 saatlik dışkılama sayınızı, dışkınızın, rengini, kıvamını doktorunuza bildirmek için gözlemleyiniz.
- İshaliniz devam ettiği sürece çok posa bırakan ve sindirim sisteminizi tahriş edebilecek gıdalar almayınız. Bunlar; çiğ sebzeler, kepekli veya bütün taneli buğday ekmeği, fındık, çekirdek, yağlı gıdalar, fasulye, taze ve kurutulmuş meyveler, meyve suları (muz, avokado, elma ve üzüm hariç), çikolata, baharatlı ve acılı yemekler, sarımsak, hardal turşu ve alkollü içeceklerdir.
- Yüksek kalorili ve potasyum açısından zengin gıdalar alın. Bunlar; peynir, yumurta, haşlanmış patates, pirinç lapası, makarna, muz, şeftali, tuzlu ayran, yoğurttur.
- En azından 3 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacı için sudan başka et suyu, elma suyu, üzüm suyu, açık çay, ayran gibi sıvılar da almalısınız.
- Kafeinli ve karbonatlı içecekler içmeyiniz.
- Üzüm pekmezinden kaçınınız.
- Kahve, koyu çay, alkol, tütün ve tatlılardan uzak durunuz.
- Sık sık ve az yiyiniz.
- İshaliniz 2 günden daha uzun sürerse ve çok şiddetli ise doktorunuza sorarak sadece sıvı gıda alınız. Kendinizi iyi hissettikçe, az posa bırakan yiyecekleri ekleyiniz. Sadece sıvı gıdayı iki günden fazla almayınız.
- Eğer ishalinizi şiddetlendirdiğini hissederseniz süt ve süt ürünlerinden kaçının.
- Anal bölgenizi her dışkılamadan sonra sabunla iyice temizleyin, ılık su ile durulayın.
- Anüs çevresindeki kızarıklık ve çatlaklara dikkat edin ve doktorunuza bildirin
- Doktorunuzun önerdiği ishal kesici ilaçları düzenli olarak kullanınız.
Eğer ishaliniz günde 6-8 kereyi aşar ve 2 günden fazla sürerse ve karnınızda kramp tarzı ağrılarınız 2 günden fazla sürerse acilen doktorunuza başvurunuz.
Kabızlık
Dışkılama sıklığınızın her zamankinden daha az olması, dışkının sertleşmesi ve ağrılı ve rahatsız edici olmasına kabızlık denir. Kemoterapi aldığınız sürece aldığınız ilaçlara, her zamankinden daha az hareket etmenize ve az yemenize bağlı olarak kabızlık gelişebilir. Kabızlık giderici ilaçlar kullanabilirsiniz, fakat öncelikle doktorunuza danışmanız gerekir.
Kabızlığı önlemek için neler yapabilirsiniz?
- Bol miktarda ve özellikle ılık sıvı almaya çalışınız.
- Posa bırakan gıdaları tercih edin. Bunlar; çiğ veya pişmiş sebzeler, meyveler (özellikle kabuklu ve çekirdekli olanlar), meyve suları, komposto (özellikle kayısı ve erik), fındık, patlamış mısır, kepek ekmeğidir.
- Kabızlık yapabilecek yumurta, peynir, patates, pilav, makarna gibi gıdaları az miktarda yiyiniz.
- Tolere edebildiğiniz derecede aktivitenizi arttırın ve yürüyüş yapın.
- Dışkılamak için zaman ayırınız.
- Öğünleri hep aynı zamanda yemeye dikkat ediniz. Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
- Normal alışkanlığınızı 2 günden fazla aşan gaz ve dışkı çıkışı olmazsa,
- Kabızlığa ek olarak bulantı ve kusmanız da varsa,
- Dışkıda kan varsa.
Kas ve Sinir Sistemine Etkisi
Bazı ilaçlar sinir sistemini etkileyerek ellerde ve ayaklarda, özellikle parmaklarınızda uyuşma, yanma, kuvvetsizlik, karıncalanma, hissizlik yapabilir. Ayrıca nadiren de olsa denge kaybı, eşyaları tutmada güçlük, eklem ağrıları, işitme kaybı, karın ağrısı ve kabızlık olabilir. Bazı ilaçlar da kaslarınızı etkileyerek kuvvetsizlik ve zayıflığa neden olabilir.
Bu etkiler rahatsız edici olsa da genellikle önemli değildir ve ilaç kesildikten sonra zamanla kaybolur, nadiren kalıcı olabilir. Bazı ilaçlar kesildikten sonra dahi 6 aya kadar bu şikâyetler devam edebilir. Doktorunuzla görüşmelerinizde bu tür belirtileriniz kalıcı oluyorsa belirtiniz. Eğer bu tür belirtileriniz varsa:
- Delici ve kesici araçları kullanırken, bir yerinizi kesmemek için dikkatli olunuz.
- Yürürken, merdiven çıkarken bir yerlere tutununuz, gerekirse baston kullanınız.
- Ayakkabılarınızın ayaklarınıza uyan ve iyice kavrayan şekilde olmasına dikkat ediniz.
Özellikle okzaliplatin içeren ilaçlarla tedavi gören hastalar (daha çok kolon kanseri tedavisinde kullanılır) tedaviye gelmeden önce ve tedavi günü soğuk su ve gıda tüketmemeye dikkat etmelidirler. Tedavi gördükleri sürede soğuk suya temastan kaçınmalıdırlar. Tedaviye bağlı parmak uçlarında uyuşukluk, batma gibi şikayetleri olan hastaların çaydanlık, kapı kolu gibi metalik yüzeylere dokunurken bir kumaş parçasıyla tutmaları önerilir
Cilt ve Tırnaklara Etkisi
Kemoterapi aldığınız sürece nadiren kızarma, kaşınma, soyulma, kuruluk ve sivilce gibi önemli olmayan cilt sorunları görülebilir. Cilt ve tırnaklarınızın renginde değişiklikler olabilir. Tırnaklarınız kolay kırılabilir ve üzerlerinde çizgilenmeler oluşabilir. Kemoterapi verilen damarlarda oluşan renk koyulaşması önemli değildir, tedaviniz tamamlandıktan 1-2 ay sonra kaybolur.
Sizin alabileceğiniz önlemler:
- Cildinizde aşırı kararma olacağı için kemoterapi alırken güneşlenmeyiniz.
- Güneşlenmeseniz bile güneş etkisine maruz kalacaksanız koruyucu krem kullanınız.
- Sivilce oluşursa cildinizi temiz ve kuru tutunuz.
- Kuruma oluyorsa sıcak ve uzun banyo yerine, kısa ve ılık banyolar yapınız ve nemlendirici krem ve losyonlar kullanınız. Alkol içeren parfüm, tıraş losyonu, kolonya kullanmayınız.
- Tırnaklarınızı korumak için iş yaparken eldiven giyiniz.
- Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
- -İlaç verilen damarda ilaç verilirken veya daha sonra kızarma, ağrı ve şişlik oluşursa. Bu bulgular ilacın damar dışına kaçtığını gösterir.
- Tüm vücudunuzu kaplayan kızarıklık, döküntü ve nefes darlığı gibi bulgular allerjik bir reaksiyon olduğunu gösterir.
Böbrek ve İdrar Yollarına Etkisi
Bol sıvı içerek idrar miktarınızın fazla olmasını sağlayınız. Meyve suları, çay, kahve, dondurma, çorba gibi gıdaların hepsi sıvı sayılır, sadece su olarak düşünmeyiniz.
Sıvı alımını güne eşit şekilde bölmeye çalışınız. Örneğin sekiz saatte bir günlük alacağınız miktarın üçte birini alınız.
İdrarınızı tutmayın. Sık sık tuvalete gidin.
Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
- İdrarda yanma veya her iki bel bölgenizde veya kasıkta ağrı olursa
- İdrar kırmızı veya farklı renkte olursa (boyayan ilaçlar hariç ),
- İdrar bulanık ve pis kokuluysa,
- Çok sık idrara çıkıyorsanız,
- İdrar yapamıyorsanız,
- Titreme ve ateşiniz olursa
Cinsel Fonksiyonlara Etkisi
Bazı kemoterapi ilaçları üreme organlarının işlevlerini etkileyebilir.
Erkekler için:
Erkeklerde sperm sayısını azaltarak geçici veya kalıcı kısırlığa neden olabilir.
Doktorunuzla kullanacağınız ilaçların kısırlık yapıp yapmayacağını konuşunuz. Eğer ilerde çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız ve kullanacağınız ilaçlar kısırlık yapıyorsa kemoterapi başlamadan önce sperm bankalarına başvurabilirsiniz. Böylelikle kemoterapi başlamadan önce spermleriniz dondurularak ilerde kullanılmak üzere saklanabilir.
Kadınlar için:
Kemoterapi ilaçları yumurtalıklarınızı ve hormonal durumunuzu etkileyebilir. Bazen kemoterapi alırken normal adet kanamalarınızın düzeni değişebilir veya tamamen kesilebilir. Verilen ilaca, dozuna bağlı olarak geçici ve kalıcı kısırlık oluşabilir. Kemoterapi alırken engelli çocuk sahibi olabileceğinizden doktorunuza danışarak uygun doğum kontrol yöntemlerinden birini kullanınız. Hormonal dengenizde değişiklikler olabileceği için menapoza benzer ateş basmaları, terleme, vajinada kuruluk, yanma gibi belirtileri olabilir. Bu tür sorunlarınızı doktorunuza bildiriniz.
Kemoterapi alan hastaların cinsel ilişkiye girmesinde sakınca yoktur. Ancak özellikle kemoterapi sonrası 1. haftadan itibaren trombosit ve lökosit gibi kan değerleri düşeceğinden kanama ve enfeksiyon riski artabilir, dikkatli olunmalıdır.
Bazı meme kanseri hastalarına uzun süreli hap ve/veya iğne şeklinde hormon tedavisi ilaçları verilmektedir. Özellikle tamoksifen isimli ilacı kullanırken adet görebileceğinizi ve bu ilacın rahim kalınlığında artışa neden olabileceğinden düzenli olarak jinekolojik muayene yaptırmanız gerektiğini unutmayınız. Bu tür ilaçların gebelikten koruyucu etkisi yoktur, bu nedenle prezervatif gibi bariyer tipi doğum kontrol yöntemlerinin kullanılması önerilir. Bu konuda bir kadın doğum uzmanından yardım isteyebilirsiniz.
Terleme
Havanın sıcak oluşuna bağlı olmaksızın genellikle geceleri olan aşırı sıvı kaybıdır.
Bir infeksiyon belirtisi olabileceğinden terleme öncesinde ateşinizin yükselip yükselmediğini kontrol edin.
Aşırı terlemeniz oluyorsa:
- Nemi alması için 2 kat giyecek giyiniz.
- Islak giysilerinizi sık sık değiştiriniz.
- Yatağınızı kuru tutunuz.
- Sık sık banyo yapınız.
- Odanızı çok sıcak veya çok soğuk tutmayınız.